Beraat Kandiliniz Mübarek Olsun
5/8/2009 -Kategori: haber

Berat kandiliniz mübarek olsun Allah tekrarına erdirsin Allah bütün günahlarımızı ve bütün dualarımızı kabul etsin yarabbim
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çalışan anneler ve bebek bakımı
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
Çalışan anneler ve bebek bakımıÇalışan anne doğum sonrası kullanabildiği izninden sonra bebeğin bakımını güvenebileceği bir yetişkine bırakır, bebeğin yedek bakımını sağlar. Bu durumdan bebeğin olumsuz etkilenmemesi için aşağıdaki unsurlara dikkat edilmesi gerekir: Bebek sadece anne-babanın çalışma saatleri içinde yedek bakım almalı, anne baba eve gelince bebeğin bakımını üstlenmelidir. Kendi evi dışında bakılıyorsa, akşam kendi evine gelmeli, anne-babasının yanında olmalıdır. Bebek ilk üç yaşta bir kişiye bağlanma gereksinimi içindedir. Sevgi ve güven duygusunun temeli bu yaşta atılır. Bu nedenle üç yaşa kadar bebekle bir kişinin ilgileneceği 'BİREYSEL BAKIM' önerilmektedir. Anne babalar tarafından, bu dönemde öncellikle büyükanne, ücretli bakıcı gibi bireysel bakım olanakları araştırılmalıdır. Kreşler, bu olanağın sağlanmaması durumunda düşünülecek bir çözümdür. Bakacak kişinin aile ile uyumlu olması, bebeğin bakım ve eğitiminde aileden farklı tutumlar takınmaması bebeğin gelişiminde önemli rol oynar. Böyle olumsuz bir durum varsa, seçilecek 'uygun' bir kreş tercih edilebilir. Bebeğin anne-babasının işten dönüşlerinde gerçekten ona ayıracakları zamana gereksinimi vardır. Anne-baba ile sadece aynı mekanı paylaşmak bebek için yetersizdir. Anne-bebek, baba-bebek, anne-baba-bebek ilişkisinin sağlıklı gelişmesinde bebeğe ayrılacak ETKİN zamanın önemi büyüktür. Zamanın uzunluğu değil, niteliği önemlidir. Anne işe başlamadan önce ek bakımı kimin yapacağı belirlenmeli ve kısa sürelerle bebek bakacak kişi ile yalnız bırakılarak, ikisine de birbirlerini tanıma fırsatı verilmelidir. Anne-baba bebekten kısa süre bile olsa, ayrılmadan önce bu durumu sözlü olarak açıklamalı ve bir işaretle belirtmelidir: El sallama, öpücük gibi. Bebekten habersiz-kaçamak ayrılmak anne-bebek arasında kurulması gereken güveni bozar. Anne çalışsın veya çalışmasın 3 yaşından sonra çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna gitmesi önerilmektedir. Kaynak: İstanbul Tıp Fakültesi Kadın ve Çocuk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Birimi, "Bebeğinizi Büyütürken" | |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çocuklarınıza bağırmayın
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
Çocuklarınıza bağırmayın
Sık sık tekrarlanan bağırmalar, azarlamalar çocuğun belki de annesinden nefret etmesine neden olur. Eğer çocuğunuza bağırdıktan sonra hata yaptığınızı farkederseniz, hiç çekinmeden ondan özür dileyin.
Çocuklarına söz geçirememekten yakınmayan bir anne var mıdır? Küçük afacanlar, ayaklanıp dillenince, kendilerini dünyanın hakimi sanıp başta aile büyükleri olmak üzere çevrelerindeki herkese meydan okumak isterler. Yarının gençlerine iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı öğretmek için öncelikle sabır ve soğukkanlılık gerekli. Çocuklara disiplin uygularken hatalardan kaçınmalısınız. Hatalar neler mi? Onları Amerikalı Pedagog Tamara Elberlein sıralıyor.
Yetişkinleri çileden çıkarmayı bilirler
Çocuklar, yetişkinleri çileden çıkarmakta ustadırlar. Bazen öyle şeyler yaparlar ki, büyüklerin sabrı biranda tükenir ve avaz avaz bağırmaya başlarlar. Evet, hepimiz çocuklarımızın karşısında çaresiz kalınca, kurtuluşu bağırmakta buluyoruz. Ama hemen belirteyim, annenin bağırması, çocuğu istenmeyen hareketleri yapmaya yönlendirir. Siz ona bağırdıkça o da inatla, sizi kızdırmaya devam eder. Ve bu zıtlaşmadan o küçücük haliyle büyük zevk alır. Annesine meydan okumak, çocuğun kendine güvenini artırır.
Bazı anneler, çocuklarına bağırmak için fırsat kollarlar. Çocuklarının birer robot gibi büyüklerin istekleri doğrultusunda hareket etmelerini beklemek çok yanlıştır. Ama bu yanlışı annelerin büyük bir çoğunluğunun sık sık tekrarladıkları da bir gerçek.
Çocuğun oyuncaklarını toplamasını istemek için bile ona ‘Şu oyuncaklarını toplasana’ diye avaz avaz bağırmanın hiç bir anlamı yoktur. Çocuk bu bağırışlardan hem gizli gizli zevk alır, hem de içindeki isyan duygusu birden tetiklenir.
Çaresizlik yetişkinlere hata yaptırabilir
Peki ama anneler çocuklarına neden bağırıp dururlar? Uzmanlara göre, yetişkinler çocukların karşısında kendilerini çaresiz hissettikleri için bağırma yolunu seçiyorlar. Bu da yetişkinlerin kendilerini savunmak için seçtikleri bir yol. Ve tabii yanlış bir seçim. Çaresizlik öfkeyi yaratır, öfkenin dışa vurumu ise bağırmaktır. Bağırmakla bir sonuç elde edilemeyeceğini ise öfkelenen büyükler bir türlü kabul etmezler. Bağırışların dozu arttıkça, durum daha da kötüye gider.
Bu arada bir noktaya değinmek istiyorum. Çocuklar istenmeyen, hoş olmayan bir hareket yaptıkları zaman genellikle yetişkinler bunların kendilerine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünürler. Öfkelenip avaz avaz bağırmalarının en önemli nedeni de budur. Bir anda çocukla annesi birbiriyle savaşan iki düşman ordu kimliğine bürünür. Anne bağırarak savaşı kazanmak ister, çocuk bağırışlardan etkilenmediğini, zaferi kendisinin kazanacağını düşünerek, annesini kızdıran hareketi tekrarlamaya başlar.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için
Bağırıp çağırmanın hiç bir şeyi değiştirmediğini anlayan annenin, bu alışkanlığından vazgeçmesi mümkün mü? Elbette mümkün. Ama bir insan ‘bağırmayacağım’ deyip de, bu alışkanlığından hemen vazgeçemez ki. Karşı tarafta, kurnazca, istediğini yapmayı başaran bir afacan vardır. Onun karşısında yenik duruma düşmek de anneyi endişelendirir.
Çocuklara her fırsatta bağırmanın yanlış olduğunu anlayan bir anne, sabır, kararlılık ve denemeler sayesinde kendini değiştirebilir. Ama bunu bir gün içinde başarması elbette imkansızdır.
Her şeyden önce, annenin kendini iyi tanıması gerekir. Eğer düzenli olarak çocuğunuza sesinizi yükseltiyorsa, kendi hayatınızı gözden geçirin. Çocuğunuza gerçekten kızdığınız için mi bağırıyorsunuz, yoksa, başka sorunlarınızın acısını farkına varmadan çocuğunuzdan mı çıkarıyorsunuz?
Annelerin çocuklarına bağırmalarının arkasında, annenin hayatındaki olumsuzluklar, sıkıntılar yatabilir. Şimdi sizin yapmanız gereken şey, çocuğunuza bağırdığınız zamanlar, içinde bulunduğunuz ruh halini saptamak.
Gerçekçi yaklaşım yeterli olur
Biliyorsunuz, çocuklar insanı bazen delirtirler. Ama durun hemen delirmeyin. Biraz da çocuğunuzun o hareketi neden yaptığını anlamaya çalışın. Olaya bir de çocuğunuzun gözleriyle bakmayı deneyin. Ve tabii, küçük afacanı iyi tanımaya da çalışmak zorundasınız. Çocuğun bazı hareketleri neden yaptığını anlamak o kadar da zor değil. Her çocuğun farklı bir kişiliğe sahip olacağını unutmayın. Çocuğunuzun davranışlarını gerçekçi bir gözle değerlendirin. Çocuğun neleri yapabileceğini neleri yapamayacağını bilirseniz, ona boş yere bağırmazsınız.
Neden öfkelisiniz
Çocuğu yüksek sesle azarlamak, ya da bağırarak bir şeyi yapmamasını söylemek çocuk üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Hele küçük yaştaki çocukları bu tür uygulamalar korkutabilir. Çocuğun kendine güveninin sarsılması, birden kendini çaresiz ve yalnız hissetmesi, onun sosyal bakımdan gelişmesine zarar verir. Sık sık tekrarlanan bağırmalar, azarlamalar, çocuğun annesine karşı kendini savunmaya çalışmasına ve de ondan belki de nefret etmesine neden olur.
Bir çocuğun annesinden nefret etmesi, onun yaşam boyu çevresindeki kişilere karşı düşmanca duygular beslemesine yol açabilir. Çocuk kendini korumak için bazı önlemler alacaktır. Örneğin annesi bağırmasın diye ona yalan söylemeyi akıl eder. Gerçekleri gizlemeye çalışır. Küçücük dünyasının kapılarını kapatıp, büyüklerini dünyalarına almamayı denerler. Çocuklarınıza bağırmaya başlarken, bunları iyice düşünün. Yaptığınız hatanın sonuçlarına katlanmayı göze alın. Ve tabii, hiçbir suçu olmayan çocuğun da sizin hatanız yüzünden sorunlar yaşamasına izin vermeyin.
Eğer çocuğunuza bağırdıktan sonra hata yaptığınızı farkederseniz, hiç çekinmeden küçük afacandan özür dileyin. ‘Şu anda kendimi çok kötü hissediyorum. Önce kendimi toplayayım, sonra seninle güzel güzel konuşuruz’ şeklinde bir açıklama çok yararlı olur. Hem siz öfkenizi bastırırsınız, hem de çocuk önemsendiğini farkeder. Çocuk, kendisine değer verildiğini anladığı zaman, küçücük aklıyla kendine çeki düzen vermesi gerektiğini anlar.
Çocuğunuza bağırdığınız zaman, derin bir soluk alıp, ‘Ben neden öfkeliyim?’ sorusunu kendinize sorun. Vereceğiniz cevabın çocuğunuzla ilgisi olmadığını göreceksiniz.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çocuklar okulda neden başarısız olurlar?
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
|
| |
Çocuklar okulda neden başarısız olurlar?Öğrenciler neden okulda başarısız olurlar sorusunun yanıtını Memorial Hastanesi’nden Pedagog Dr. Melda Alantar verdi. Çocuklar neden öğrenmeye karşı olumsuz inançlar geliştirirler? Öğrenme güdüsüyle çocuk okul çağında okuma-yazma gibi etkinliklere yönelir ancak doğal öğrenme güdüleri olumsuz olarak etkilendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermezler. Okula ilişkin görevlerde başarılı olamayacaklarına inandıklarında, hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünerek çalışmayı bırakırlar. Öğrenme zorlaştıkça kolaylıkla engellenme duygusuna kapılırlar. Çaba göstermedikleri için öğrenmede başarı sağlayamazlar. Yeni bilgiler edinmenin heyecanını yitirirler. Başarının şansa bağlı olduğuna inanırlar. Yetişkinlerin tutumları öğrencilerin başarılarını etkiler mi? Yetişkinlerin tutumları öğrencilerin akademik başarıya ilişkin inançlarını etkiler. Anne-babaların çocukların ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek, gerçekçi olmayan beklentiler içinde olmaları veya eğitime önem vermemeleri öğrenme güdüsünün azalmasına yol açabilir. Oysaki kurulan sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisini sürdürmek ve eğitimin önemli olduğu mesajını iletmek çok önemlidir. Aileler çocuklarının öğrenmeye karşı ilgilerini ve okul başarılarını nasıl artırabilirler? - Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın. Çocuklar sorumluluk kazanmak ve bağımsız olabilmek için makul bir disiplin anlayışına gereksinim duyarlar. - Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenmesini öğretin. Ev ortamında görevler vererek özdenetimini geliştirmesine yardım ederseniz, onu okul yıllarına da hazırlamış olursunuz. - Çocuğunuzla okulu hakkında konuşun, okulda gerçekleştirilen etkinliklerle ilgilendiğinizi belli edin. Onu dinleyin. - Tüm aile bireylerinin katılabileceği, öğrenmeyi özendiren etkinlikler düzenleyin, örneğin müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi. - Öğrenmenin önemli olduğunu düşündüğünüzü ona belirtin. - Başarılar için olanak yaratın. Kendilerini yetkin hisseden çocuklar yeni bilgilere hevesle yönelirler. - Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun. - Çocuğunuza yardımcı olurken ödül ve yaptırımları dengeleyin. Sürekli yaptırım uygulamak onu bezdirebilir. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Ancak unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza sadece onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir. - Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun ödev yaparken gerekebilecek malzemeleri kolayca bulabileceği bir çalışma alanı olarak düzenlemesi için ona yardım edin. İlköğretim çağındaki çocuğunuzla birlikte her gün ödevlere ne kadar zaman ayıracağınızı konuşabilirsiniz. Günlük ödev yapma saatini belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. Aşırı televizyon izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme gibi öğrenmeyi etkileyen etkinliklerin süresini kısıtlayın. - Öğretmenlerine saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterin. - Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün. - Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun. - Yaz tatilini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirin. | |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BEBEĞİNİZLE GÖZ TEMASI
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
Bebeğinizle göz teması
Devecioğlu, anne ile bebek arasındaki göz temasının, bebekte güven dygusunu artırdığını söyledi. Devecioğlu, doğumdan sonra anneden kopan bebeğin, dış ortama henüz uyum sağlamamış vücutlarıyla ihtiyaçlarını karşılarken zorlandıklarını söyledi. Anne sütünün çok besleyici olduğunu, bebeği hastalıklara karşı koruduğunu anlatan Devecioğlu, bebeğin emzirme sayesinde annesiyle kontak kurduğunu kaydetti.
Devecioğlu, doğumdan sonra ilk yarım saat içerisinde annenin çıplak olarak bebeğiyle temas sağlamasının anne ile bebek arasında psikolojik bir bağ oluşturduğunu kaydederek, şöyle dedi:
“Bebek, annenin sesini duyarsa, kokusunu alırsa ve sıcaklığını hissederse, gelişmesi daha sağlıklı oluyor. Anne ile bebek arasındaki göz göze temas bebekte güven duygusunu artırıyor. Ayrıca bebek ile anne aynı odada bulunmalıdır. Aynı odada bulunmak, annelik duygusunu geliştiriyor. Hem de bebeğin diğer bebeklere göre daha iyi gelişmesini sağlıyor. Anneden ayrı kalan bebeklerde ise gelişme geriliği oluyor.”
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bebeğinizi anne sütünden mahrum bırakmayın
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
Anne sütü, sentetik olarak üretilemeyen ve bebeği ilk 6 ayda birçok hastalıktan koruyan maddeleri içermesi (biyolojik üstünlük) yanında anneyle bebek arasındaki eşsiz iletişime imkan veriyor. Son 40 yıldaki araştırmalar anne sütünün beyinsel gelişimden, kemik sağlığına; enfeksiyonların önlenmesinden, kan basıncına bir dizi konuda olumlu etkisi gösteriyor. Anne sütünün başka hiçbir besin maddesinde bulunmayan üstünlükleri vardır.
Anne sütü bebeği enfeksiyonlara karşı koruyacak immünolojik faktörleri içerir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde ishal, solunum yolu ve diğer enfeksiyon hastalıkları daha az görülür veya görülse bile daha az şiddette seyreder.
Anne sütü bebeğin büyümesi ve gelişmesini hızlandırır. Anne sütü bebeklerin gereksinimleri olan bütün besin öğelerini içerir.
Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzema, allerjik hastalıklar, diş eti hastalıkları, kanser ve diabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir.
Anne sütünün sindirimi kolaydır. Meme emme işlemi çocuğun yüz kaslarının ve kemiklerinin gelişmesini sağlar.
Emme işlemi çocuğun psikososyal gelişimine katkıda bulunur. Anne ile bebek arasındaki bağın da güçlenmesini sağlar.
Bebeğin beslenmesi için başka biberon vb. araçlar gerekli değildir. Dolayısıyla bunlardan kaynaklanan sorunlardan yoksundur.
Bilinmelidir ki teknolojinin bugün ulaştığı yerde bile anne sütüne eşdeğer bir besin maddesi üretebilmek mümkün değildir. Bu amaçla yapılan besin maddeleri ancak anne sütü ile beslenmenin imkansız veya yetersiz olduğu durumlarda gündeme gelebilir. Bunlar teknolojinin olanakları kullanarak inek sütünün yapısı değiştirilmek ve bazı eklemeler ile anne sütüne benzetilmeye çalışılmış ürünlerdir. Aynı özellikleri taşımazlar. Fakat anne sütü yerine kullanılmaya en uygun besin maddeleridir.
Bebeğini emzirmek annenin sağlığı ve ruhsal gelişimi için son derece yararlıdır. Meme dokusunun bir çok hastalığı emzirmeyen kadınlarda daha sık olarak ortaya çıkmaktadır. Doğumu izleyen saatlerde emzirmekle salınan bazı hormonlar anne rahiminin kasılmasını sağlayarak doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırır
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Anne sütü ile beslenme
29/5/2008 -Kategori: ANNE ve BEBEK
ANNE SÜTÜNÜN YARARLARI
Anne sütünde bebeğiniz için gerekli besinle doğru miktar ve oranlardadır ve anne sütü ile beslenen çocuklarda başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın ve allerjilerin görülme sıklığı azalmakla birlikte beyin ve zeka gelişimi daha iyi olmaktadır.
ANNE SÜTÜ İLE BESLENMEYE HASTAHANEDE BAŞLANMALIDIR
Anne sütü ile beslenme hem bebeğiniz hemde sizin için bir öğrenme sürecidir.
Göğüslerinizde zaten erken süt, diğer adıyla kolostrum mevcuttur. Bebeğiniz bu sütü, doğumdan hemen sonra almaya başlayabilir. Kolostrum onu birçok hastalıktan koruyacaktır. Hastahanemizdeki deneyimli bebek hemşireleri anne uygun olur olmaz zaman hemen emzirmeyi başlatacaklardır.
Bebeğinizi en azından her 2-3 saatte bir veya günde 8-12 kez emzirmeniz gerekir. Eğer emmek istemiyorsa bir yarım saat-1 saat sonra tekrar deneyebilirsiniz ancak ilk haftalarda 5 saatten daha uzun süre emzirmedem uyumasına izin vermeyin.
Bebeğinizi uyandırmak için yapabilecekleriniz:
-Üzerini soyun veya bezini değiştirin
-Oturtun ve sırtını, karnını, ayaklarını nazikçe sıvazlayın
-Yüzünü nemli bir havluyla silin
-Bebeği teninizle temasa geçirin
EMZİRME TEKNİĞİ
Anne sütünün yapımı, annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesi sonucu artar. Doğru emzirme tekniğinde bebeğin anne kucağında memeyi kavraması açısından aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
-Meme ucunuzu baş ve işaret parmağınızla yuvarlayarak daha belirgin hale getirebilirsiniz.
-Bebeği kavramadığınız kolunuzla göğsünüzü destekleyin. Başparmağınzı areolanın (meme ucunu çevreleyen koyu renkli bölge) 1-2 cm üzerine üzerine koyun, diğer parmaklarınızı da göğsünüzü alttan desteklemek için kullanın. Parmaklarınızın areolaya dokunmamasına dikkat edin.
-Göğüs ucunuzu bebeğin alt dudağına değdirerek ağzını açmasını sağlayın. Ağzını açar açmaz ağzını göğsünüze yaklaştırarak tüm areolayı kavramasını sağlayın. Süt areolanın arkasında depolandığından bebeğin ağzı tüm areolayı kavramalıdır. Sadece meme ucunu alırsa süt gelmeyebilir ve göğüs ucunuz acır. Bebeğin burun ucu ve çenesi göğsünüze değmelidir. Sabırlı olun tam yakalama sağlamak için bir çok kez denemeniz gerekebilir.
-Emzirme normalde ağrılı veya memeyi acıtan bir olay değildir.
EMZİRME POZİSYONLARI
Kucak pozisyonu
Bebeği kucağınıza koyduğunuz yastığın üzerine yatırın. Başını kolunuzun kıvrımına yaslayarak poposunu elinizle destekleyin ve karnını kendi karnınıza doğru çevirin ki yüzü göğsünüze doğru dönsün.
Ters kucak pozisyonu
Bu pozisyon bebeğin başını daha iyi kontrol etmenizi ve göğsünüze daha kolay yaklaştırmanızı sağlar. Bebeğin karnını karnınıza çevirin ve elinizle başını, ensesini ve omuzlarını kavrayın. Diğer elinizle de göğsünüzü tutun. Bebek meme ucunu tam kavrayınca, ellerinizi yukarıdaki pozisyona geçirebilirsiniz.
Koltuk altı pozisyonu
Bu pozisyon özellikle sezeryandan sonra dikişleriniz iyileşene kadar kullanmak isteyeceğiniz bir pozisyondur. Ayrıca ikizleri de iki taraflı emzirmek için de kullanılabilir. Yine koltuğunuzun altına yastık yerleştirerek bebeği ve kolunuzu destekleyiniz. Bebeğin vucudunu kotuğunuzun altına yerleştirerek başını ve ensesini elinizle destekleyin. Ayakları ve poposu arkanıza bakmalıdır. Diğer elinizi de göğsünüzü desteklemek için kullanın.Göğsünüzü bebeğe yaklaştırmak yerine, bebeği göğsünüze yaklaştırıp göğüs ucunuzu kavramasını sağlayın.
Yatarak emzirme pozisyonu
Bir yastığı başınızın altına, diğerini de bebeğin altına koyun. Bebeği, karnı sizin karnınıza değecek şekilde yan yatırın. Gerekirse iki yastıkla destekleyip ağzı tam göğüs ucunuzun önünde olacak şekilde yatırın. Bir elinizle de göğsünüzü destekleyin. Bu pozisyonda sezeryan dan sonra tercih edilebilir.
BEBEĞİ MEMEDEN NASIL AYIRACAKSINIZ?
Emzirme bittikten sonra bebeğiniz eğer kendisi göğüsten ayrılmıyorsa göğüsten ayırmak için parmağınızla ağzının köşesineden göğsünüze doğru bastırın. Eğer hala memeyi yakalamışken göğsünüzü çekerseniz ğöğüs ucunuz acıyabilir.
NE KADAR SÜRE VE SIKLIKLA EMZİRECEKSİNİZ?
Anne sütü çabuk sindirilir ve bebeğinizin mide kapasitesi küçüktür. İki günlük olduğunda günde yaklaşık 8-10 kez emer buda her 2-3 saate karşılık gelir. Bebeğinizi her emmek istediğinde emzirin. Açlıklarını ağızlarıyla aranarak ve hareketlerini arttırarak gösterirler. Ağlama genelde en son belirtidir.
Eğer bebeğiniz 1-2 emme hareketinden sonra yutkunuyorsa süt alıyor demektir. Emmesini bitirene ve uyuyana kadar göğsünüzde kalabilir. 5-7 günlükten itibaren bir göğüste 20 dakika kalırlar. Yutması bitene kadar aynı göğüste kalmasını sağlayın, daha sonra gazını çıkartın ve diğer göğüse geçirin.
SÜTÜNÜZÜN YETERLİ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?
-Günde 6-8 kez bezini ıslatıyorsa,
-Günde 2 veya daha fazla hardal sarısı cıvık ve pürtüklü kaka yapıyorsa,
-Emdikten ve gazını çıkardıktan sonra sakinleşip uyuyorsa
-Aktifse ve sesli ağlıyorsa yeterince anne sütü alıyor demektir.
GÖĞÜS UCUNUZUN YARA OLMAMASI İÇİN NELER YAPMALISINIZ?
Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bebeğin anne göğüs ucunu alış şekli göğüs ucu yara oluşmasını en fazla etkileyen faktördür. İlk 1-2 haftada hafif acı ve yanma hissetmeniz normaldir . Eğer bebek emmeye başladıktan sonra göğüs uçlarınızda ağrı hissediyorsanız bebeği memeden çekip vucut pozisyonunu ayarlayarak ağzını açıp göğüs ucunuzu dilinin üstüne ve damağına değdirerek tekrar deneyin.
Emzirmeden sonra 1-2 damla sütü meme uçlarına sürün ve açık bırakarak kurutun. Göğüs uçlarında çatlama, kanama ve sürekli ağrı olması normal değildir. Bu problemleriniz oluyorsa mutlaka bebek doktoruzla temasa geçin.
GÖĞÜSLERİNİZDE SÜT BİRİKİRSE NE YAPMALISINIZ?
Doğumdan sonraki 2.-3. günde göğüslerinizdeki süt artacaktır ve doluluk hissedeceksiniz. Bu dolgunluk hissi genelde 2-3 gün surer ve göğüslerinizde aşırı gerginlik ve ağrı hissedebilirsiniz.
Bu durumda yapmanız gerekenler:
-Bebeğin göğüsünüzün ucunu koyu renk kısmıyla beraber ağzının içine alıp almadığını control edin. Sadece meme ucunu alıyorsa göğsü tam boşaltamayabilir.
-Bebeğinizi her 1-3 saate bir sık aralıklarla besleyin.
-Bebek emmekte zorlanıyorsa emzirmeden once anne sütü sağılarak göğüsler bir miktar boşaltılabilir böylece göğüs ucuda daha çok belirginleşir.
-Emzirmeden önce ağrılı göğsün üzerine ılık kompres, emzirdikten sonra hala dolgunluk ve ağrı varsa soğuk kompres uygulayın
-Bebeğinizi sakin ve stressiz bir ortamda emzirin, rahatlamak için müzik dinlemeyi deneyin. Emzirme aralarını dinlenmeye ayırın.
Eğer yukarıdakileri denedikten sonra halen göğüslerinizdeki şişlik aynıysa, kızarıklık varsa mutlaka doktorunuza danışın.
EMZİREN ANNELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR
-Dengeli beslenmeye ve günde yaklaşık 4 lt sıvı alımına dikkat etmelisiniz.
-Emzirirken taze meyve suyu veya süt gibi besleyici bir içecek alabilirsiniz.
-Hamilelik sırasında aldığınız prenatal vitaminlere emzirdiğiniz sürece devam edin.
-Bebeğinizi bir emzirme rutinine koymayı beklemeyin. Bebeler genellikle 6-8 haftada kendi rutinlerini oturturlar. Unutmayın ki bebek emdikçe, süt yapımı da artmaktadır.
-Bebekler hızlı büyüme dönemlerinde daha çok emmek isterler (genellikle 2-3 hafta, 6 hafta ve 3. ayda)
-Doktorunuz önermediği sürece bebeğe su, şekerli su veya mama vermeye hiç gerek yoktur. İlk 6 ay anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yeter.
-Bebeğinizin veya sizin hasta olduğunuzu hissettiğinizde ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuzu arayın.
SAĞILMIŞ ANNE SÜTÜNÜ NASIL SAKLAYABİLİRSİNİZ?
50-100cc sağılmış anne sütünü temiz bir kap veya süt saklama poşetine koyun. Donarken süt genişleyebileceğinden, tepeleme doldurmayın. Tüm torbalara mutlaka tarih ve miktar yazın. Sütü derin dondurucunun kapağına değil, en soğuk noktasına koyun.
GÜVENLİ SÜT SAKLAMA KOŞULLARI
-Odanın serin bir yerinde 6-8 saat
-Buzdolabının rafında 72 saat (3 gün)
-Buzdolabının buzluğunda 2 hafta-2 ay arası
-Derin dondurucuda 6 ay
Her zaman önce en eski tarihli sütü kullanın.
DONDURULMUŞ ANNE SÜTÜNÜN ERİTİLMESİ VE ISITILMASI
Sakladıüınız anne sütünü kesinlikle ocağın üstüne veya mikrodalga fırına koymayın. Bu sütün proteinini bozar ve sütün içinde oluşan sıcak noktalar bebeğinizin ağzını yakabilir. Süt poşetini bir kaba koyduğunuz ılık suyun içine ağzı dışarda kalacak şekilde batırarak çözülmesini sağlayın (ben-mari usulü) ve salladıktan sonra sıcaklığını kontrol ederek bebeğinize verin.
UNUTMAYIN: Çözülmüş süt kullanılana kadar buzdolabında saklanmalıdır ve 24 saat içinde kullanılmalıdır. Bebeğinizi besledikten sonra sütün arta kalanını atın.
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Hastaları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sen sus, bacakların konuşsun !Onlarda bakım ister...
12/5/2008 -Kategori: Kadin
Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:
Yorgun bacaklar`ınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklar`dan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklar`ınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklar`ınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça sertleşmelidir.
Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.
Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklar`ınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.
Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.
Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler
28/4/2008 -Kategori: Kadin
|
| |||||||||
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KANDİL GECEMİZ
19/3/2008 -Kategori: SIIRLER
KANDİL GECEMİZ
Tanrım yandık aşkına kandil gecesi
Çoktur suçumuz bağışla kandil gecesi
Mevlid sesi Kur'an sesidir duyduğumuz
Affet ki sığındık sana kandil gecesi
Aleme Rahmet Yağsın
Bu gece güzel gece idrak etmesini bil
Dünyalık neyin varsa bu gece unutup sil
Sadece tatlı tatlı dualar söylensin dil
Aleme rahmet yağsın kutlu olsun bu kandil
Müminin duasıdır elindeki silahı
Bu gece senin gecen haydi çek o silahı
Analım bütün gece huşu ile Allah’ı
Aleme rahmet yağsın kutlu olsun bu kandil
Bir biri ardı sıra Allah Allah diyerek
Misafir gelecektir sana binlerce melek
Ateşlerin üstüne rahmetleri serpecek
Aleme rahmet yağsın kutlu olsun bu kandil
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çalışan anneler ve bebek bakımı
Çocuklar okulda neden başarısız olurlar?



